Sektörümüzün Hurdadan Ürettiği Değer Göz Ardı Ediliyor

18 Temmuz 2012 Çarşamba 11:02
Dr. Veysel YAYAN

Dr. Veysel YAYAN

Uluslararası Geri Dönüşüm Bürosu (BIR), 2011 yılı istatistiklerini açıkladı. Buna göre, 2011 yılında, dünya çelik sektörünün hurda tüketimi, % 7.6 oranında artışla, 2010 yılındaki 530 milyon tondan, 570 milyon tona yükselerek, kriz öncesi seviyesinin üzerine çıkmış bulunuyor. Söz konusu miktarın, 105 milyon ton civarındaki kısmı uluslararası piyasalarda işlem görüyor. Dış ticarete konu olan hurdanın % 20 civarındaki kısmını ithal eden Türkiye, dünyanın en büyük hurda ithalatçısı konumunu yıllardır elinde bulunduruyor. Türkiye’nin bu konumu, gerek yurtdışındaki ve gerekse yurtiçinde, muhtelif değerlendirmelere konu oluyor. Yurtdışındaki rakiplerimiz, hurda ihracatına sınırlama getirmek suretiyle, Türkiye’nin hurda ithalatını kontrol altında tutma yönünde eğilimler gösterirken, Türkiye’de ise, mevcut yapının sağlıklı görünmediği, hurdada yüksek oranda ithalata bağımlılığın sürdürülebilir olmadığı ve bu durumun dış ticaret açığını arttırdığı şeklinde değerlendirmelere sıklıkla rastlanıyor.
Son zamanlarda ABD ve AB ülkelerindeki üreticiler tarafından da sıkça gündeme getirilen, hurda ihracatı üzerinde herhangi bir sınırlama bulunmamasının, yerel üreticilerin girdi tedarikini olumsuz yönde etkilediği ve dolayısıyla hurda ihracatına sınırlama getirilmesi gerektiği yönündeki değerlendirmeler, uzun zamandır fikri seviyede savundukları serbest piyasa anlayışı ile bağdaşmıyor. Hurda veya diğer girdilerin ihracatına sınırlama getirilmesi, nihai ürünlerin piyasalarda serbestçe dolaşmasını savunmayı da anlamsız kılıyor. Dolayısıyla, bu tür eğilimler, objektif ekonomik yaklaşımlar olmaktan ziyade, sübjektif çıkarlara dayalı günübirlik değerlendirmeler olarak ortaya çıkıyor ve uygulama pratiği bulunmuyor. Ancak buna rağmen, dünyanın en büyük hurda ithalatçısı olan Türkiye’nin, hurda ihracatına diğer ülkeler tarafından istismar edilebilecek herhangi bir sınırlama getirmemeye özen göstermesine ihtiyaç duyuluyor.

Demir çelik sanayinin yapısının sağlıklı olmadığı yönündeki değerlendirmelerin ise, çelik sektöründe, diğer sektörlerden daha farklı bir perspektifte yapılması gerekiyor. Çünkü, çelik sektörümüz Türkiye’de olan hurda ve cevheri tüketmeyerek, yurtdışına yönelmiş bulunmuyor. Tam tersine, hurda, cevher ve kömür gibi hammaddeler konusunda yurtiçi imkânlar azami ölçüde değerlendiriliyor. Bu şekilde bir taraftan ihracat yapılmasını mümkün kılacak şekilde demir çelik üretimi yapılırken, diğer taraftan da ithal ikamesi yoluyla, 2011 yılında 26.9 ve 2012 yılında da 29 milyon ton civarında çelik tüketimi, ağırlıklı bir şekilde yurtiçi üretimle karşılanıyor. Türkiye’nin hurda ithalâtına dikkat çekenlerin, söz konusu ithalat yapılmadığı takdirde, bu defa çok daha yüksek bedeller ödenerek, Türk sanayinin çelik ihtiyacının yurtdışından karşılanması gerektiği ve bu durumun çelik tüketicisi sektörlerin gelişimini de olumsuz yönde etkileyeceği gerçeğini, göz ardı etmemeleri gerekiyor. 2012 yılın ilk 4 aylık döneminde, demir çelik ürünlerinde ihracatın ithalatı karşılama oranının % 137’den % 161’e çıkması da, çelik sektörümüzün bu konudaki yüksek performansını açıkça ortaya koyuyor.

Sektöre söz konusu eleştirileri getirenlerin, Türkiye’de yassı çelik üretim kapasitesi yeterli seviyede bulunduğu halde, bazı sektörlerin halâ yassı ürün ithalatı yapıyor olmalarını ve bunu mümkün kılan Dahilde İşleme Rejimini eleştirmelerinin daha doğru bir yaklaşım olacağı değerlendiriliyor. Bunun dışında, ham çelikten üretim yapan sektörün gerçekleştirdiği faaliyetlerin, objektif bir çerçevede sağlıksız bir yapı olarak değerlendirilmesinin, rasyonel zemini olan bir eleştiri olarak kabul edilmesi mümkün bulunmuyor.

Türk sanayinin çelik ihtiyacı sadece yerli üreticileri değil, yurtdışındaki üreticileri de Türkiye’de yatırım yapmaya teşvik ediyor. Son olarak, Rusya merkezli çelik üreticisi MMK’nın, İskenderun bölgesinde yapmış olduğu yatırım, ağırlıklı bir şekilde Türk sanayinin ihtiyaç duyduğu ve bundan sonra da ihtiyaçların artacağı yassı çeliklerin üretimine yönelik olarak tasarlanmış bulunuyor. Hurda tüketimine dayalı çelik üretim tesisi kurmuş bulunan MMK Metalurji’nin 2 milyar dolar tutarındaki yatırımı, Türk çelik sektörünün tercihlerinin doğru olduğunu teyit eden bir başka gösterge olarak ortaya çıkıyor. MMK Metalurji’nin uyguladığı “ince slab döküm” yöntemi, bir taraftan çelik sektörümüze teknolojik yenilikler getirirken, diğer taraftan ürün çeşitliliği ve rekabet açısından sektöre önemli katkılar sağlıyor. MMK Metalurji’nin kademeli bir şekilde oturtmaya çalıştığı üretim faaliyetlerinin Türk çelik sektörüne yeni değerler ve yeni boyutlar kazandıracağına inanıyor ve MMK Metalurji’ye çalışmalarında başarılar diliyoruz.

Dr. Veysel Yayan
Genel Sekreter

Bu yazı toplam 22106 defa okunmuştur.
Etiketler:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Diğer Yazılar
  • Çelik üretiminde çift haneli artış!
  • Dünya Koruyor, Türkiye Bekliyor
  • Türk Çelik Sektörü Devlet Desteğine İhtiyaç Duyuyor
  • Muhatap Çin Olmalı
  • Demir Çelik Sektöründe İthalat Hızla Artıyor
  • Hurda İthalatındaki Düşüş, Yarı Ve Nihai Mamul İthalatını Arttırıyor
  • Çelik Sektörünün Stratejik Önemi Gözardı Ediliyor
  • 2015 Yılının Daha İyi Bir Yıl Olmasını Bekliyoruz
  • 2014 yılı Türk çelik sektörünün beklenenden daha kötü bir performans gösterdiği bir yıl oldu
  • Ekonomide Öncelikli Dönüşüm Programı Gelecek İçin Dr. Veysel YAYAN Ümit Vaad Ediyor
  • Türkiye, Çelik Sektörünün Stratejik Önemini Dikkate Alıyor
  • Ekonomide Öncelikli Dönüşüm Programı Gelecek İçin Ümit Vaad Ediyor
  • Yerli Çeliğe Dayalı Olmayan Sınai Faaliyetler Kalıcı Olamaz
  • Çelik Sektöründe Anakronik Yaklaşımlar
  • İran'a Çelik İhracatında Hedef 2014'te 1 Milyon Tona Ulaşmak
  • 2023 İhracat Hedefleri Hayal mi?
  • Son Yılların En Kötü Çeyreğini Yaşadık
  • Çelik Sektörü Aylık Değerlendirme - Kasım 2013
  • Hangi Ortaklık?
  • Çelik İhracatımızdaki Gerileme Koruma Tedbirlerinden Kaynaklanıyor
  • Kapasite Fazlalığındaki Artış Dünya Çelik Sektörünü Tehdit Ediyor
  • 2013 Değerlendirmesi 2014 Beklentileri
  • Demir-Çelik Üretimine İthalat Darbesi
  • Girdi Maliyetleri Çelik Sektörünü Zorluyor
  • Gümrük Birliği Revizyonu AKÇT İle STA’yı Da İçermeli
  • Çelik Üretimindeki Düşüş Devam Ediyor
  • Çelik Sektöründe Kapasite Kullanım Oranı Dipte
  • Yavaşlamaya Rağmen Çelik Sektörümüz Büyümeye Devam Ediyor
  • Demir Çelik Sektörü Değerlendirmesi – Şubat 2013
  • AKÇT Anlaşması Sorgulanıyor
  • Çin tehdidi rahatsız ediyor
  • Türkiye Yassı Çelik Kapasitesinden Yeterince Yararlanamıyor
  • Sektörümüzün Hurdadan Ürettiği Değer Göz Ardı Ediliyor
  • 2012 yılı demir çelik sektörü açısından verimli geçecek
  • Gerekli Destekle Cari Açığın 5 Milyar Dolarını Kapatırız
  • Veysel Yayan: Piyasalardaki Spekülasyon İddiaları Asılsız
  • Çelik sektörünün üzerindeki yüklerin acilen kaldırılmalı
  • Eurofer’in damping soruşturması talebi şaşkınlığa yol açtı
  • 2010 Yılında Türkiye 29.1 Milyon Ton Ham Çelik Üretti
  • Türkiye'nin ham çelik üretimi yurtiçi talep ağırlıklı artıyor
  • ÇELİK SEKTÖRÜNDEKİ İYİLEŞME EĞİLİMİ ÜMİT VERİYOR
  • YILIN SON ÇEYREĞİNDE RESESYONDAN ÇIKIŞA PARALEL OLARAK
  • İSO 500’DE DEMİR-ÇELİK SEKTÖRÜNÜN AĞIRLIĞI ARTTI
  • Elektrik zammının, sektörün rekabet gücünü daha da zayıflatmasından endişe duyuluyor
  • Demir-çelik ürün fiyatlarındaki artışın doğru yorumlanması gerekiyor
  • Dünya çelik sektörü olağanüstü zor bir dönemden geçiyor
  • Eurofer’in damping soruşturması talebi şaşkınlığa yol açtı
  • Yassıya Yönelim Devam Ediyor
  • Dünya çelik sektörü olağanüstü zor bir dönemden geçiyor