Son Yılların En Kötü Çeyreğini Yaşadık

10 Ocak 2014 Cuma 12 : 16
Dr. Veysel YAYAN

Dr. Veysel YAYAN

Türkiye’nin ham çelik üretimi gerileme eğilimi gösterirken, nihai mamul üretimi ve tüketimi artış eğilimini güçlendirerek sürdürdü.

Yılın ilk 9 aylık döneminde, Türkiye’nin nihai mamul üretimi % 4.8, nihai mamul tüketimi ise % 8.6 oranında artış gösterdi. Yılın üçüncü çeyreğinde, 9.17 milyon ton seviyesinde gerçekleşen Türkiye’nin nihai mamul üretimi, yarı mamul ithalatındaki artışın da desteği ile, bir önceki çeyreğe göre % 0.4, geçen yılın aynı çeyreğine göre ise, % 6.2 oranında artış gösterdi. Üçüncü çeyrekte 8.3 milyon ton seviyesinde gerçekleşen nihai mamul tüketimi ise, 8.41 milyon ton seviyesinde gerçekleşen ham çelik üretimine ve ithal yarı mamul desteğiyle 9.17 milyon ton seviyesinde gerçekleşen nihai mamul üretimine, ilk kez bu kadar çok yaklaştı. Çelik tüketimindeki artışın uzun ürünlerde yaşanması, yassı ürün tüketiminin azalması, inşaat sektöründeki güçlü büyümeye karşılık, endüstriyel çelik tüketicilerindeki durgunluğu net bir şekilde ortaya koydu. Yılın ilk 9 aylık döneminde, ihracat miktar bazında %5.2 oranında geriler iken, ithalatın % 28.4 oranında artması sonucunda, ihracatın ithalatı karşılama oranı % 155’ten % 125’e geriledi. Hurda ve yarı mamul fiyatları arasındaki marjın daraldığı dönemlerde, üreticilerin ithal yarı mamullere yönelmesi sebebiyle, yarı ürün ithalatı % 76 oranında artış gösterdi. Yurt içinde yeterince kapasite oluşturulmuş olmasına rağmen, slab üretimi % 9.3 oranında gerilerken, yassı mamul üretimi ithal slabın desteği ile % 8 oranında artış gösterdi.

Çeyrek bazında, ihracat son yılların en kötü performansını yılın üçüncü çeyreğinde gösterdi. İhracat bu yılın ikinci çeyreğine ve geçen yılın üçüncü çeyreğine kıyasla % 16 civarında düşüş gösterdi. İthalat ise, kademeli bir şekilde artış göstererek, geçen yılın ilk çeyreğindeki 2.68 milyon tondan, bu yılın üçüncü çeyreğinde 3.85 milyon tona kadar yükseldi. Söz konusu tabloda, sektörün ihraç pazarlarındaki rekabet gücünün zayıflamasından dolayı üretimini kısmak durumunda kalması etkili oldu.

Sektörün üretim ve ihracatındaki gerilemede, rekabet gücündeki azalma yanında, ihraç pazarlarda yaygınlaşan koruma tedbirlerinin de önemli bir etkisi bulunuyor. Son olarak, Amerika Birleşik Devletleri’nde, ciddi bir hazırlık yapılmadan, Türkiye’nin teşvik mevzuatının tercüme edilerek hazırlanan dosya üzerinden, AKÇT ile aramızdaki Serbest Ticaret Anlaşması’na göre, Türkiye’de çelik sektörüne herhangi bir devlet yardımının olmadığı bilindiği halde, inşaat demiri ve boru ürünleri ihracatımıza karşı, hem anti-damping hem de telafi edici vergi soruşturması açılmasına karar verilmesi, ciddi rahatsızlık yaratıyor. Üstelik İran yaptırımları çerçevesinde, Türkiye’ye yıllık 500 milyon dolar civarında ihracat zararı veren ABD’nin, açmış olduğu söz konusu soruşturmalar, Türkiye’nin çelik ihracatına, yeni bir darbe anlamına geliyor.

Şikayetin yapılması ile birlikte, Türkiye’nin ABD’ye yönelik ihracatı sıfır noktasına kadar gerilemiş bulunuyor. Tüm bunlara rağmen, ABD Uluslararası Ticaret Komisyonu tarafından yapılan ilk incelemeler neticesinde, somut ve geçerli gerekçelere dayanmasa da, soruşturmanın derinleştirilmesi yönünde karar alınması, ABD çelik sektörüne, ithalata karşı ek bir korunma sağlanması anlamına geliyor. Türk çelik ihracatçılarının piyasalarında bulunmamasından istifade eden ABD’li çelik üreticileri, soruşturmanın sonucunu dahi beklemeden, daha şimdiden fiyatlarını ton başına 20-30 $ yükseltmiş bulunuyor.

Hurdadan, enerjiye ve taşıma masraflarına kadar, bir dizi avantaja sahip olan ABD’li üreticilere sağlanan bu ek imkânlar, haksız rekabete ve ABD ekonomisinin içinin boşalmasına yol açıyor. Bu durum, ‘stratejik ortaklık’ olarak açıklanan ilişkilere de aykırılık taşıyor. Maalesef ABD’li dostlarımız, meselelere her zaman kendi çıkarları doğrultusunda bakıyor. Füze ihalesinde olduğu gibi, muhataplarının çıkarlarını gündeme getirmelerini, hasmane bir tavır olarak algılayan ‘ortaklarımız’, kendilerinin açık hasmane tavırlarını hak olarak görüyor. Bu bakış tarzı, uzun vadeli ve dengeli işbirliği anlayışı ile bağdaşmıyor. ABD’nin dostlarından beklediği olumlu yaklaşımı, kendi uygulamalarına da yansıtması, ilişkilerin sağlıklı bir zemine oturtulması açısından hayati önem taşıyor. Bu yönüyle, çelik sektörümüzün mağduriyetine yol açan bu uygulamaların, süratle gözden geçirilmesine ihtiyaç duyuluyor. Subjektif beklentilere dayalı bir zeminde, kalıcı ortaklık geliştirmek mümkün görülmüyor.

Dr. Veysel Yayan / TÇÜD Genel Sekreteri

Bu yazı toplam 23329 defa okunmuştur.
Etiketler:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Diğer Yazılar
  • Çelik üretiminde çift haneli artış!
  • Dünya Koruyor, Türkiye Bekliyor
  • Türk Çelik Sektörü Devlet Desteğine İhtiyaç Duyuyor
  • Muhatap Çin Olmalı
  • Demir Çelik Sektöründe İthalat Hızla Artıyor
  • Hurda İthalatındaki Düşüş, Yarı Ve Nihai Mamul İthalatını Arttırıyor
  • Çelik Sektörünün Stratejik Önemi Gözardı Ediliyor
  • 2015 Yılının Daha İyi Bir Yıl Olmasını Bekliyoruz
  • 2014 yılı Türk çelik sektörünün beklenenden daha kötü bir performans gösterdiği bir yıl oldu
  • Ekonomide Öncelikli Dönüşüm Programı Gelecek İçin Dr. Veysel YAYAN Ümit Vaad Ediyor
  • Türkiye, Çelik Sektörünün Stratejik Önemini Dikkate Alıyor
  • Ekonomide Öncelikli Dönüşüm Programı Gelecek İçin Ümit Vaad Ediyor
  • Yerli Çeliğe Dayalı Olmayan Sınai Faaliyetler Kalıcı Olamaz
  • Çelik Sektöründe Anakronik Yaklaşımlar
  • İran'a Çelik İhracatında Hedef 2014'te 1 Milyon Tona Ulaşmak
  • 2023 İhracat Hedefleri Hayal mi?
  • Son Yılların En Kötü Çeyreğini Yaşadık
  • Çelik Sektörü Aylık Değerlendirme - Kasım 2013
  • Hangi Ortaklık?
  • Çelik İhracatımızdaki Gerileme Koruma Tedbirlerinden Kaynaklanıyor
  • Kapasite Fazlalığındaki Artış Dünya Çelik Sektörünü Tehdit Ediyor
  • 2013 Değerlendirmesi 2014 Beklentileri
  • Demir-Çelik Üretimine İthalat Darbesi
  • Girdi Maliyetleri Çelik Sektörünü Zorluyor
  • Gümrük Birliği Revizyonu AKÇT İle STA’yı Da İçermeli
  • Çelik Üretimindeki Düşüş Devam Ediyor
  • Çelik Sektöründe Kapasite Kullanım Oranı Dipte
  • Yavaşlamaya Rağmen Çelik Sektörümüz Büyümeye Devam Ediyor
  • Demir Çelik Sektörü Değerlendirmesi – Şubat 2013
  • AKÇT Anlaşması Sorgulanıyor
  • Çin tehdidi rahatsız ediyor
  • Türkiye Yassı Çelik Kapasitesinden Yeterince Yararlanamıyor
  • Sektörümüzün Hurdadan Ürettiği Değer Göz Ardı Ediliyor
  • 2012 yılı demir çelik sektörü açısından verimli geçecek
  • Gerekli Destekle Cari Açığın 5 Milyar Dolarını Kapatırız
  • Veysel Yayan: Piyasalardaki Spekülasyon İddiaları Asılsız
  • Çelik sektörünün üzerindeki yüklerin acilen kaldırılmalı
  • Eurofer’in damping soruşturması talebi şaşkınlığa yol açtı
  • 2010 Yılında Türkiye 29.1 Milyon Ton Ham Çelik Üretti
  • Türkiye'nin ham çelik üretimi yurtiçi talep ağırlıklı artıyor
  • ÇELİK SEKTÖRÜNDEKİ İYİLEŞME EĞİLİMİ ÜMİT VERİYOR
  • YILIN SON ÇEYREĞİNDE RESESYONDAN ÇIKIŞA PARALEL OLARAK
  • İSO 500’DE DEMİR-ÇELİK SEKTÖRÜNÜN AĞIRLIĞI ARTTI
  • Elektrik zammının, sektörün rekabet gücünü daha da zayıflatmasından endişe duyuluyor
  • Demir-çelik ürün fiyatlarındaki artışın doğru yorumlanması gerekiyor
  • Dünya çelik sektörü olağanüstü zor bir dönemden geçiyor
  • Eurofer’in damping soruşturması talebi şaşkınlığa yol açtı
  • Yassıya Yönelim Devam Ediyor
  • Dünya çelik sektörü olağanüstü zor bir dönemden geçiyor