Hızlı karar vermek mi? Doğru karar vermek mi? Ve kararsızlık üzerine

4 Şubat 2014 Salı 15 : 42
Bünyamin HALAÇ

Bünyamin HALAÇ

Karanlık bir odada kara bir kediyi yakalamak zordur. Özellikle de oda da kedi yoksa Çin atasözü

To do nothing is sometimes a good remedy .. Hippocrates

Bazen hiç bir şey yapmamak iyi bir çözümdür; Hipokrat

Kararsızlık…bir insanın hayatındaki en kötü alışkanlıklardan biridir. Hani aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık halinde kalma var ya .. Bu durumun varlığı ya da uzatılması insan hayatını kabusa çevirir.. En kötü karar kararsızlıktan daha iyidir.. Karar vermenin iyisi kötüsü olmaz, yada karar verildikten sonra değerlendirilir.. Alınan karar geride kalmıştır, eğer verdiğiniz karara dönüp dönüp bakarsanız önünüzden geleni göremezsiniz.. Ve insanın görmediği bir şeyle karşılaşması köşeyi dönünce kendinin iki katı birisine çarpması gibidir… Ama geriye bakmayıp önüne bakarsan, yolunu değiştirme şansın olur. İş hayatında da bunun adı karşılaştığın sorunlarla ilgili farklı stratejiler geliştirme yeteneği olarak adlandırılabilir. Bu yüzden karar verip anında önüne bakılması lazım.. Geçmişe dönülemez, bir karar alınmışsa geriye dönüş yoktur artık.

En Büyük Zaman Hırsızlığı Kararsızlıktır….

Karar vermek bu derece önemliyken bir sonraki, aşamada şunu konuşmak lazım; hızlı ve doğru karar vermek… Hele de ikisi bir arada olursa bulunmaz hint kumaşı…

İş dünyasında hızlı ve doğru karar vermenin önemi pek çok eğitim enstrümanında kullanılır, yazılır, anlatılır. Tabi ki bu ikisini aynı anda gerçekleştirmek müthiş avantaj ve fayda sağlar. Hızlı davranarak son yıllarda gelişen yoğun rekabetçi iş ortamında bir adım öne geçmek mümkündür. Bazen geç atılmış bir adım hiç atılmasa daha iyidir. Ya da fırsat kaçtı mı kaçmıştır. Doğruyu geç te olsa bulmuşsanız zamanı geri çeviremezsiniz maalesef. Ve keşke derseniz eğer kaybettiğinizin resmidir. Ve geçti borun pazarı, sür eşeği Niğde’ye dersiniz. Almanların da bir sözü var geri de –geç - kalmayı açıklayan; En arkada koşanı köpek ısırır…

‘Acele karar vermeyin, düşünün…’ Lau Tsu (Çinli düşünür) ya da ‘Dereyi görmeden paçaları sıvamayın… (Türk atasözü)

Fakat, verilen her hızlı karar doğru olmuyor maalesef, risk yükseliyor. Günümüzde rekabet için risk almaktan öte zaten son derece kırılgan olan piyasa koşullarında ‘eşeği sağlam kazığa bağlamak’ olmazsa olmaz kural haline gelmiş bulunmakta. Yine Almanların ‘ önemli bir karar almadan önce bir gün yat’ sözü bu durumu özetliyor. Ya da ‘kapı arasında sözleşme imzalanmaz’. Hasan Pulur un bir anı yazısında okumuştum; Askeri okulda ‘şikayetlerinizi 24 saat sonra bildirin’ diye bir söz asılıymış duvarda. Gündelik hayatımızda da böyle değil midir? Eğer kızgınlık halimizdeki düşüncemiz ve belli bir zaman geçtikten sonraki düşüncemizin farklılığını hepiniz hissetmişsinizdir. ’Acele işe şeytan karışır’ ayrıca…

Benzer bir örnek te psikoloji de var. Özellikle çocukların anksiyete (endişe) düzeyi yükseldiğinde 5 dakika çocukları oyalamak, onlarla oyunlar oynamak, ilgilerini odaklandıkları konunun ötesine farklı alanlara dağıtmak, endişe düzeylerini düşürüyor. Çünkü bu 5 dakika yapılan basit yöntemle beyin sakinleşiyor, durulaşıyor daha sağlıklı hale geliyor.

İş dünyasında acil olan her iş önemli olmayabilir. O yüzden ‘acil olandan değil, önemli olandan başla..’ diye bir kural vardır. Önlemek ödemekten ucuzdur…

Amerika da bir kampus projesi çiziliyor. Eğitim sınıfları nerede olacak, yemekhane ve kafeteryalar nerede olacak ve sınıflar ile sosyal tesisler arasındaki yolun nasıl çizileceği tartışılıyor. Bir mühendis , ‘yolları çizmeyelim –yapmayalım. Biz binaları yapalım uygun yerlere, öğrencilerin binalar arasında kullandıkları yola bakalım, ve yolu ona göre daha sonra yapalım’ diyor. Bu hayata geçiriliyor, ve bekliyorlar öğrencilerin hangi yolu seçeceklerini. Öğrenciler genel mühendislerin proje çizim aşamasında önerdikleri yoldan çok farklı bir güzergahtan gidip gelmeye başlıyorlar hemzemin yolda. Ve sonunda yol, öğrencilerin kullandığı güzergaha yapılıyor. Çünkü öğrenciler, masa başındaki mühendislerden farklı düşünmüş ve kestirme ama değişik manzaralı yollar bulmuşlar kendilerine.. Mühendislerin ilk çizimi şuna benziyor; bir köprü yapıyorsunuz ve dağdan gelen dere bu köprünün altından geçsin diyorsunuz. Ama ‘Su akar yolunu bulur’ (Türk atasözü). Yaptığınız köprü boşa yapılmış olabilir. Ayrıca durumu özetleyen güzel bir sözümüz daha var; ‘Dereyi görmeden paçaları sıvama..’

Ama enteresan olan bunca özlü güzel söze rağmen atasözlerinin tam tersini yapma yeteneğine sahip tek ülkeyiz galiba.. Ön göremezlik, tedbirsizlik, temkinsizlik halleri özellikle altyapı –üst yapı işlerinde o kadar sık karşımıza çıkar ki.. Benim aklıma –dere den çok bahsettiğim için olsa gerek- dere yataklarına yapılan toplu konutlar ve başlarına gelen felaketler geldi mesela.. Sizleri de aklınıza gelen başka örneklerinizle baş başa bırakıyorum…
Sözün özü; yukarıda da bahsettiğimiz gibi.. kararsız kalmayın. En kötü karar kararsızlıktan iyidir. Ama iyi düşünün , önemli bir karar almadan önce en az 3 kez düşünün. Güzel karar verin. Ama düşünürken güvercini unutmayın;
İnsan dediğin saçakta..

Güvercinin farkında olacak… (Metin Altıok) .Aldığınız her kararda insani boyutu gözden geçirin. Öyle karar alın ki, yapacak insan severek yapsın işini. ‘Sevmek marifet doğurur..’ unutmayın…

Son söz yerine;

Ya düşlerinin peşine düşmeyi seçersin, ya da olanları kabullenmeyi. İyikilerinle güçlenir, keşkelerinle tükenirsin Karar senin. Charles Bukowski

Kararsız kalmayın, keşkelerle yaşamayın..

Sağlıklı , mutlu ve başarılı günler dileğiyle..

Bünyamin Halaç

Bu yazı toplam 20099 defa okunmuştur.
Etiketler:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Diğer Yazılar