Kaynaklar kısıtlı, fikir ve icatlar sınırsız…
'POSCO Gerçeği'

16 Ocak 2015 Cuma 18 : 4
Murat Köse

Murat Köse

Günümüzden, yaklaşık yarım asır önce Türkiye’de bir demir çelik fabrikası işletmeye alınır. Tarihler 15 Mayıs 1965’i gösterdiğinde 500.000 ton/yıl ham çelik üretim kapasitesiyle ilk döküm yapılır. Amerikan Koppers Associates SA ile birlikte İş Bankası A.Ş., Demir ve Çelik İşletmeleri Umum Müdürlüğü ile Ankara Ticaret ve Sanayi Odası’nın kurucuları arasında yer aldığı fabrika Türk sanayisinin bel bağladığı en önemli yatırımıdır artık: “ERDEMİR” (Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları T.A.Ş) Aradan geçen üç yılın ardından bir fabrika da Güney Kore’nin Pohang kentinde üretime başlar: “POSCO” (Pohang Iron and Steel Company) Her ikisinin de fazlasıyla ortak yönleri vardır…

ERDEMİR, Amerikan yardımlarıyla kurulurken, POSCO da yine Vietnam savaşında verdiği destekten dolayı Amerika’dan gelen yardım paraları ve Japonya’dan alınan savaş tazminatlarıyla kurulmuştur. O yıllarda Türkiye Cumhuriyeti kıpırdanma dönemlerini yaşarken, Güney Kore ise Kuzey Kore ile giriştiği savaşın etkisinden yeni yeni kurtulmaya başlamıştır… İki dost ülkenin, tutundukları dal olmuştur bu demir çelik fabrikaları…

Velhasıl, o zamandan bu güne dek köprünün altından çok sular aktı, çok şeyler değişti. Ne var ki değişim ve gelişim Güney Kore’de daha fazla etkisini gösterdi. Geçen 50 yıla yakın bir sürenin ardından POSCO ve ERDEMİR’in sıkletleri değişti. ERDEMİR Grubu’nun 2013 yılı üretimi 6.3 milyon ton yassı mamul, 1,4 milyon ton uzun mamul olmak üzere toplamda 7.7 milyon ton oldu. POSCO’nun üretimi ise 40 milyon ton civarında gerçekleşti. ERDEMİR’de yaklaşık 7 bin kişi çalışırken, POSCO’da 20 bin kişi istihdam ediliyor. ERDEMİR 2006 yılında özelleştirilmeseydi, aradaki uçurum daha da derinleşmiş olacaktı. Burada OYAK Grubu’nun özelleştirme sonrası yaptığı yatırımları ve başarılı çalışmalarını da göz ardı etmemeliyiz. Peki, POSCO bu başarıyı nasıl elde etti? Cevabı tek bir cümlede gizli aslında...

Firmanın Pohang’deki fabrika girişinde uzun yıllardır asılı duran bir yazı var: “Kaynaklar kısıtlı, fikir ve icatlar sınırsız…” İşte bütün soruların cevabının tek cümlede toplanmış hali Güney Kore gerçeği burada gözler önüne serilmiş adeta…

100,210 kilometrekarelik yüzölçümüyle Türkiye’nin 1/7’sine denk gelen bu küçük ülkede birçok şey yarım aslında… Yeraltı kaynakları yarım; demir cevheri ve kömürde ithalata bağımlılar. Arazileri dağlık ve küçük… Sürekli olarak Kuzey Kore tehdidi ile yaşamak zorundalar. Bizde bir söz vardır ya; varlık içinde yokluk yaşamak diye… İşte G. Kore bunu tersine çevirmiş ve “Yokluk İçinde Varlık” nasıl edinilir, bunu tüm dünyaya gösterdi. Dedikleri gibi kaynakların kısıtlı olduğu bir ülkede sınırsız fikir ve icatla bu günlere geldiler. Uluslararası piyasalarda ürünleri güvenle tercih ediliyor. Dünyanın çeşitli ülkelerine yayılmış 50’den fazla Çelik Servis Merkezi ile küresel bir rol üstleniyorlar. Hisselerinin yüzde 60’tan fazlası New York borsasında işlem görüyor. Cirosunun yüzde 3’ünü çevre yatırımlarına ayırıyor. Kendi okulları, üniversitesi, teknoloji merkezi bulunuyor. Her geçen gün gelişiyor ve büyümeye devam ediyor. Ne diyelim, darısı başımıza…

Bu yazı toplam 61859 defa okunmuştur.
Etiketler:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Diğer Yazılar