İflas Ertelemesi Yerine Konkordato

8 Mayıs 2018 Salı 15 : 34
Duygu Doğan

Duygu Doğan

İflasın ertelenmesi, borca batık durumu gerçekleşen (şirketin borç ve taahhütlerini karşılayamaması) sermaye şirketleri ve kooperatiflerin mahkemeye sunulan iyileştirme projesi kapsamında mahkeme tarafından atanacak bir kayyum gözetiminde mali durumlarını düzelterek iflastan kurtulmaları için öngörülen hukuki bir müessese idi. Bundan faydalanan şirketler için kamu alacakları dâhil icra takibi yapılamıyordu. Başlamış takipler duruyor, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanmıyor, zamanaşımı ve hak düşürücü müddetler işlemiyordu. Şirketler, icra ve haciz uygulamalarına karşı koruma altına alınıyordu Bu koruma sayesinde işletme mali yönden güçlenip iflastan kurtulabiliyor, ticari faaliyetlerini sürdürebiliyordu. Ancak iflas ertelemeyi alacaklıları kendinden uzaklaştırmak için (ek süre elde ederek) bir fırsat olarak gören işletmeler de mevcuttu. Uzun bir süreye yayılan iflas erteleme durumu, alacaklılar için belirsiz bir tablo yaratıyor, onların da finansal güçlük yaşamalarına ve hatta iflasın eşiğine gelmelerine neden olabiliyordu.

2016 yılında yayınlanan 669 Sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesi ile iflasın ertelenmesi ile ilgili başvurular olağanüstü hal süresince dondurulmuştu. 7101 Sayılı İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile iflasın ertelenmesi müessesi kaldırılmış bunun yerine konkordato uygulaması uygun görülmüş olup söz konusu uygulama ile ilgili de değişiklikler yapılmıştır.

Konkordato, borçlunun alacaklılara karşı korunmasından ziyade alacaklılar ile anlaşması esasına dayanır. Konkordatoyu iyi niyetli borçlunun alacaklıları ile yaptığı ve mahkemenin onayı ile geçerlilik kazanan, borçları yapılandırma gayesi taşıyan bir anlaşma olarak tanımlayabiliriz. Bu anlaşma ile alacaklılar alacakların en azından bir kısmını plan dâhilinde tahsil etme olanağına sahip olmaktadır. Yeni yasal düzenlemeye göre; borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan her borçlu, borçlarını ödeyebilmek ve iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir. Aynı şekilde, iflas talebinde bulunabilecek alacaklılar da borçlu hakkında konkordato işlemi talep edebilir.

Konkordato talebi iflasa tabi olmayan borçlular için yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesine, iflasa tabi olan borçlu için merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine yapılır. Başvuruda konkordato ön projesi, alacaklıların durumunu gösteren liste, iki durumda da (konkordato süreci ve iflas süreci) alacaklılar için muhtemel tahsilat miktarlarını gösteren tablo, bağımsız denetim kuruluşu tarafından hazırlanan finansal analiz raporları (küçük işletmeler için geçerli değil) ve borçlunun malvarlığının durumunu gösteren belgeler ibraz edilir. Konkordato ön projesinde borçların hangi oranda veya vadede ödeneceği, alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacakları, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli malî kaynağın nasıl sağlanacağı bilgileri yer alır. Söz konusu belgeler tam ise geçici mühlet kararı verilir. Mahkeme, geçici konkordato komiseri görevlendirir. Geçici mühlet 3 aydır. Talep üzerine en fazla 2 ay daha uzatılabilir. Toplam geçici mühlet süresi 5 ayı geçemez. Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya 1 yıllık kesin mühlet verilir. Kesin mühlet en fazla 6 aya kadar uzatılabilir. Görüldüğü gibi konkordato süreci azami 23 ayda tamamlanması öngörülen bir süreç olarak karşımıza çıkmaktadır.

Kesin mühlet kararı ile birlikte yedi alacaklıyı geçmemek üzere bir alacaklılar kurulu oluşturulabilir. Böylece alacaklıların sürece aktif olarak katılmaları ve gidişatı takip etmeleri sağlanır. Kurul, konkordatonun seyri hakkında düzenli aralıklarla bilgilendirilir(talepte bulunan diğer alacaklılar da bilgilendirilir).Alacaklılar kurulu komiserin faaliyetlerine nezaret eder, tavsiyelerde bulunabilir, komiserin faaliyetlerini yeterli bulmazsa mahkemeden değiştirilmesini talep edebilir. Kesin mühlet sürecinde borçlu ticari faaliyetlerini sürdürür. Lakin mahkemenin izni dışında mühlet kararından itibaren rehin tesis edemez, kefil olamaz, taşınmaz ve işletmenin devamlı tesisatını kısmen dahi olsa devredemez ve ivazsız tasarruflarda bulunamaz.

Özetle, gerek iflas ertelemeye kıyasla daha kısa bir sürede sürecin tamamlanacak olması gerekse alacaklıların sürece doğrudan katılımının sağlanması nedeniyle konkordato uygulaması hem borçlu hem de alacaklı haklarının gözetilmesi açısından daha uygun olacak gibi görünmektedir.

Bu yazı toplam 2901 defa okunmuştur.
Etiketler:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Diğer Yazılar