Sağlıklı Toplum Mutlu Birey

27 Haziran 2019 Perşembe 9 : 45
Sedat Çiftçioğlu

Sedat Çiftçioğlu

20. Yüzyıl iki büyük savaşa, ekonomik ve siyasal krizlere, insanlığın kaderine etki edecek buluşlara ve de kültürel ve sosyolojik bir çok hikayeye sahne oldu. İki yüzyıla birden tanıklık etme şansı bulanlar 21. Yüzyılın daha ilk dönemlerinde gördüler ki ardışık bu iki çağın tek değişmeyeni siyasi tarihin ekonomik ve güvenlik gerekçelerine bağlanarak siyasi otoriteyi belirleyenler tarafından yazılacak olması olacak. 

Çağdaş insanın bunca gelişmeye rağmen şaşkın güvensiz ve mutsuz hale gelmesinde hiç kuşkusuz bu durumun ciddi bir payı olsa gerek. Toplumsal gelişmeyi sağlamak için insanların mutlu olmasını sağlamak gerekiyor. Peki dünyada bunun için neler yapılıyor?  Eğitim, bilim ve kültür bu yolda çok önemli kaynaklar. Hümanist ahlakın benimsediği yüksek değerler insanoğluna birtakım sorumluluklar yükler. İnsanın önce kendini tanıması, hareketlerine kaynak olan değer yargılarını gerçek bilgilerle donatması iyi ve erdemli bir insan olmaya çalışması gibi. ABD ve İsrail bir eğitim, bilim ve kültür örgütü olan UNESCO’dan 2019 yılı başında ayrıldı. Bu ayrılığa gerekçe olarak ise UNESCO’nun Filistin’e 2011’de tam üyelik vermesi gösteriliyor. Bu durumda eğitim, bilim ve kültür birlikteliğine ne olmuş oluyor? Tolstoy’un hikayelerinde belirttiği gibi kötülük kötülükle yok edilemiyor hiç bir zaman. Freud’a göre insan bencil ve anti sosyal bir varlıktır onu toplum uygarlaştırır böyle olunca da toplumun birey üzerinde bir tür denetim ve baskısı oluşur. Bunun sonucu olarakta yüceltme ve nevrozlar gibi birtakım sonuçlar ortaya çıkar. İçgüdülerin tatmin edilmesi insanı yüceltirken edilmemesi nevroza sürükler. Belkide modernitenin faturası yakın çağ düşünürlerinin hemfikir olduğu bu nevrotik travmalar olacak. 

İnsan tabiatının kötü olduğunu düşününen ve bu yüzden de insan ahlakı konusunda karamsar bir görüşe sahip olan Freud gibi düşünmeyen Fromm, Adler, Alain ve Russel gibi iyimser düşünürler insanlığa inanç aşılıyor. İyimser düşünürler sağlıklı bir toplum içinde sağlıklı bireylerin yetişeceğine böylelikle de nevrozluk ve kötülük problemlerinden kurtulabileceğimize bizi inandırıyorlar. Kuşaklar arası farklı anlayışlar ve yaklaşımlar teknoloji ile beraber sosyolojik açıdanda belirgin bir şekilde ortaya çıkıyor. Neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilmek hedefe nasıl ulaşılacağı konusunda her zaman yeterli olmuyor. Hedefe hangi yöntemlerle nasıl ulaşılacağı doğru bir şekilde belirlenmeli ve istikrarlı bir şekilde uygulanmalıdır. Bilgi ön plana çıkıyor ama burada Platon’un “Bilgi satın almak yiyecek ve içecek satın almaktan daha tehlikelidir” sözündeki manayıda unutmamak gerekiyor.  Sağlıklı bir toplum için insanlarla sevgi ve saygıya dayanan olumlu ilişkiler kurmak gerekiyor. Düşmanlık ve nefret duygusu  nevrozluğu ve kötülüğü beslemekten başka bir işe yaramıyor. Sosyal psikoloji ve kültür antropolojisi bu noktada ciddi ve olumlu katkı vericiler olarak ortaya çıkıyor. 

Tartışmalı İstanbul seçimleri geride kaldı yeni başkanın verdiği umut dolu mesajlar herkes için iç muhasebe yapılmasına vesile olur umarım. İnsanları birbirinden uzaklaştıran duyguları tamir edecek yaklaşım ve mesajlar bu açıdan oldukça önemliydi. Seçimler bitti ama gündem yine yoğun. S400, F35, Osaka'da başlayacak olan G-20 zirvesi, ABD İran gerginliği Putin’in orduya verdiği talimat, dolar kuru, ihracat ve piyasalar gündemdeki sıcak yerini koruyor. Herkes kar peşinde. En basit tanımıyla gelir ve gider arasındaki fark kar olarak tanımlanır. Geliri arttırmak yüklenilen maliyetleride arttırır bu açıdan bakıldığında gelir artışı doğrudan bir kar artışı anlamı taşımaz ama riskleri arttıracağı kesindir. Kar belli unsurları kontrol etmek ve iyi yönetmekle sağlanır. Kontrol etmekte ve yönetmekte güçlük çekilen hususlar kar yerine zarar doğurabilir. O yüzden bazen mevcudu korumak ve ayakta kalabilmek daha önemlidir. 

Sağlıklı toplum ve mutlu birey için insanlığı ortak bir amaca ulaştıracak araçları kullanmak sorumluluk ve hümanist bir akla sahip herkesin bu yoldaki engelleri ortadan kaldırmaksa siyasi otoritelerin görevi olmalıdır.

Bu yazı toplam 1899 defa okunmuştur.
Etiketler:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Diğer Yazılar