KRİZ DİBE VURDU

6 Ekim 2010 Çarşamba 16 : 23
Mustafa Aslan

Mustafa Aslan

Evet, görüşümüze göre, kriz dibe vurmuştur.

Bilimsel olarak, krizin dibe vurup vurmadığını anlayabilmek için, rakamlara bakmak gerekir. Eğer, ekonominin küçülmesi, işsizlik rakamları, kapasite kullanım oranları gibi göstergeler, iki çeyrek üst üste düşüş göstermiyor ise, işte o zaman bilimsel olarak krizin dibe vurduğunu söyleyebiliriz. Ancak, bunun için en azından 6 ay beklemek gerekir.

Bazen, bilimsel olmaktan çok, içgüdüler ile hareket etmek gerekir. Ekonominin temel kurallarını biliyor ve yapılan çalışmaları yakından izleyebiliyor iseniz, siz de benim gibi krizin dibe vurduğunu düşünüyorsunuzdur.

Şimdi, bu kanıya nasıl vardığımı ve daha sonra da bunun çelik sektörü için ne anlama geldiğini anlatmaya çalışacağım.

G20 Zirvesi

Bilindiği gibi, İki Nisan İkibindokuz tarihinde, Londra’da tarihi bir toplantı yapıldı: Dünyanın en büyük 20 ekonomisinin başkanlarının katıldığı G20 zirvesi. Bu toplantıda bazı kararlar alındı. Toplam 1.1 trilyon dolarlık teşvik paketi açıklandı. Trilyonlarca dolarların hemen hergün telaffuz edildiği bugünlerde, 1.1 trilyon doları küçümseyenler de oldu. Ama bizce, önemli olan rakamın niceliği değil, açıklanan konu başlıkları idi. IMF ve Dünya Bankasının küçük ülkelere destek vermesi için bir konu başlığı açılmıştı; bir diğeri ise, “Uluslar arası ticaretin desteklenmesi” idi. Bu başlıklara ayrılan para miktarı önemli değildir. Grup, her zaman için tekrar karar verip, rakamları artırabilir. Ama, bu kanalın açılmış olması güven vericidir diye düşünüyoruz.

Yaşadığımız kriz, küreselleşen dünya ekonomisinin ilk krizidir. Alınacak olan önlemler de küresel olmak zorundadır. Bireysel ülkelerin, diğerlerinden kopuk ve büyük ihtimalle “korumacı” olabilecek kararları, yangına körükle gitmek demek olacaktır. Burada bir örnek vermek isteriz. T.C. Hükümeti, G20 zirvesi çerçevesinde tasarladığı teşvik paketinde araçlara uygulanacak ÖTV indirimini sadece Türkiye’de üretilen araçlara uygulayabilirdi. Ama, yerli ve ithal tüm araçlara uygulandı. Önemli olan da bu idi. Teşvik sayesinde satılan her araç, dünyanın hangi bölgesinde üretilmiş olursa olsun, küresel ticaretin bir parçasıdır ve dolayısı ile herkese fayda getirir. Güney Kore’deki teşviklerle satılan her araç, Türkiye için de yararlıdır.

Korumacılık yanlıştır

Gelin şimdi, yıl başında gümrük müsteşarlığının almış olduğu, sac ithalatına uygulanan ithalat vergilerinin artırılması kararını inceleyelim. Sıcak sacların ithalat vergisi, 5’ten 13’e, soğuk saclarınki 6’dan 14’e, galvanizli saclarınki ise, 14’ten 15’e çıkartılmıştı. Hükümetin, o günkü amacı, yerli üreticileri “korumak”tı. Fakat öbür taraftan biliyoruz ki, Türkiye ekonomisinin motoru ihracattır. Yerli tüketim, ülkemizin bugünkü kalkınma düzeyini tek başına sürdürebilir kılamayacak kadar zayıftır. Ülke olarak ihracat yapmak zorundayız. Eğer, biz korumacı kararlar alır ve içerideki üreticiyi korumak için, dünya ticaretini kısıtlar isek, yarın öbür ülkeler de kendi korumacı kararlarını aldıklarında, kaybeden yine biz oluruz. Çünkü, biz ihracat yapmak zorundayız. G20 kararları çerçevesinde, bugün yapılması gereken şey, artırılan sac gümrük vergilerinin tekrar geri alınmasıdır.

Daha kötü olmayacak

Tekrar ediyoruz, G20 zirvesinde alınan kararlar sayesinde, kriz dibe vurmuştur. Bu şu demektir: Artık, bundan daha kötüsü olmayacaktır. Yine, inişler ve çıkışlar yaşanacaktır. İflas eden firmalar olacaktır. Ancak, işsizlik rakamları, kapasite kullanım oranları, GSMH’daki küçülme gibi rakamlar daha da kötü olmayacaktır.

Bunları söylerken yanlış anlaşılmak istemiyorum. Kriz bitti ve iyileşme başladı demiyorum. Sadece dibe vurduğumuzu fakat iyileşmenin görülmesi için daha uzunca bir süre beklememiz gerektiğini söylüyorum. Ancak, durumların daha da kötü olmayacak olması bile büyük bir kazanımdır.

Hayalet firmalar

Krizin sert darbesini alan birçok firma, bugün ayakta görünse bile, aslında batmış durumdadır. Bunlar, ağacın kuru yaprakları gibidir. İlk sallantıda düşeceklerdir. GM gibi, dünyanın en büyükleri bile bu durumda olabilirler. Bu yılın ikinci ve üçüncü çeyreklerinde, buna benzer birçok hayalet firmanın yok olacağına, bazılarının ise devlet tarafından kurtarılmaya çalışılacağına şahit olacağız.

Bilirsiniz, fırtınalarda çürük ağaçlar kırılır ve devrilirler. Çürüklerin ve aşırı risk almış olanların temizlenmesi, geride kalanların daha sağlıklı büyümelerine olanak sağlayacaktır. Yani, aslında bu tip fırtınaların ve krizlerin bu anlamda faydası vardır. Alt yapıyı düzenler, aşırı şişmiş ekonomileri düzeltir, daha sağlıklı bir büyümenin ortamını yaratırlar.

Demir-Çelik’te durum

Demir çelik sektöründe de dibe vuruşun belirtileri vardır. Krizin başlaması ile bıçak gibi kesilen tüketim, zincirleme olarak tüm tedarik zincirini durdurmuştu. Bu duruş, üreticiden, tüketiciye kadar uzanan zincirde büyük miktarda stokların oluşmasına neden olmuştu. Üreticiler, buna cevap olarak derhal fırınların kapasitlerini düşürmüş, üretimlerini azaltmışlardı. Ancak, buna rağmen tüm dünyadaki stoklar sanayiyi bugüne kadar getirdi. Ancak, görüyoruz ki, en azından bazı mamullerde piyasalarda stoklar azalmıştır. Tüketiciler, eskiye oranla çok daha az miktarlarda bile olsa, malzeme arayışına başlamıştır. Bunu gören tüccarlar da yeni siparişleri vermek istemektedirler. Ancak, piyasalarda fiyatlara güven olmadığı için, 1-2 ayda teslim edilecek uzun vadeli siparişler yerine, bugün alınabilecek spot malzemeler tercih edilmektedir.

Bu arada belirtmek isterim ki, krizin dibe vurmuş olmasının fiyatlara bir faydası yoktur. Fiyatlarda hala bir erime olabilir. Nitekim, Erdemir’in bazı müşterilerinden, 400 $ baz fiyat ve ekstraların yarısı alınmak şartı ile sipariş toplamaya çalıştığını duyuyoruz. Ukrayna’lı üreticilerin 330-340 $ efektif CFR fiyatlara kadar gerilediğini biliyoruz. Özetleyecek olur isek, piyasada “paraya” ihtiyacı olan firma olduğu sürece, fiyatlar düşmeye devam edecektir.

Uzun mamulde de durum buna benzemektedir. Krizin başlangıcından bu yana büyük sıkıntılar yaşayan yerli üreticiler, kapasite sınırlamasına gitmişler ve üretimlerini düşürmüşlerdi. Üretilen ham çelik miktarı azalınca, hurda fiyatları da düşmeye başlamıştı. İhtiyaçlar, Ukrayna ve Rusya’dan ithal edilen kütüklerle gideriliyordu. Ana pazarlarımız olan Ortadoğu, Avrupa ve ABD’de durumlar çok kötü idi. Bütün bu sıkıntıların ortasında bir vaha gibi parlayan Mısır pazarı bir anda umutların tekrar yeşermesine neden oldu ve tüm üreticiler gözlerini oraya çevirdiler. Bu durum, fiyatların tekrar bir miktar artmasına neden oldu. Ancak, herkes biliyor ki, Mısır pazarı küçüktür ve doyma noktası yakındır. O noktaya gelindiğinde, satışları sürdürülebilir kılan başka bir alternatif de henüz yoktur. Dolayısı ile, uzun mamulde de fiyatlar kısa vadede iniş eğiliminde olacaktır.

Kriz dönemlerinde çok anlatılan bir hikaye vardır: Küçük kuş, dondurucu bir havada, yiyecek bulamadığı için güçsüz kalmış ve yere düşmüş. Donarak ölmek üzere iken, yoldan geçen bir inek, zavallı kuşun üstüne pislemiş. Bir anda, hem ısınan, hem de karnını doyuran küçük kuş, başını pislikten çıkarmış ve neşeli neşeli ciklemeye başlamış. Kuşun ciklemeleri, o sırada yakınlarda olan bir kedinin dikkatini çekmiş ve kedi derhal pençesini atarak, küçük kuşu pislikten çıkarmış; havada bir, iki silkeleyerek temizlemiş ve sonra da ağzına atıp, cup diye yutmuş.

Kıssadan hisse

Bu hikâyeden çıkartılan dersler ise şöyledir: 1. Üstüne her pisleyen düşmanın değildir; 2. Seni pislikten kurtaran herkes dostun değildir; 3. Sıkıntıdan kurtulur kurtulmaz hemen ciklemeye başlanmamalıdır.

Evet, bu hikâye, uzun mamul üreticilerimiz için önemli dersler içermektedir.

Öneriler

Bugüne kadar yaptığımız önerileri toparlayarak, bir kez daha dikkatinize sunmak isteriz: L tipi krizin, dip noktası uzun sürecektir. Muhtemelen iyileşme, 2011’in ortalarını bulacaktır. O nedenle,

Küçülmek ve azla yetinmek kurtuluşun yol haritasıdır,
Giderleri azaltmak ve çok daha az gelirle yaşayabilmeyi öğrenmek zorundasınız,
Mümkün olduğunca uzun vadeli sipariş vermeyip, var olan stokları almalıp satmalı veya kullanmalısınız,
Sadece ihtiyacınız kadar malzeme almalısınız,
Çelik üreticisi iseniz, fiyatlamanızı siparişi aldığınızda değil, malzemeyi teslim ettiğinizde belirlemelisiniz,
Dikkatinizi kar yapmaya yönlendirmelisiniz. Bundan sonra nakit yönetimi uğruna, zararına satış, batmanıza neden olabilir. Dikkat ediniz.

Bu yazı toplam 21921 defa okunmuştur.
Etiketler: ,
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Diğer Yazılar
  • Seçimlere Çeyrek Kala…
  • Seçimlere Çeyrek Kala…
  • Çelik sektöründe neler oluyor?
  • Türk çelik sektörü ihracata en çok katkı sağlayan sektörlerden biri oldu
  • Geleceğe Umutla Bakmak İstiyoruz
  • Erken Seçime Doğru Adım Adım…
  • Türkiye, ABD’nin çelik ve alüminyuma uyguladığı vergileri kabul edecek gibi görünmüyor
  • DÖVİZ KURLARI VE EKONOMİYE OLAN ETKİLERİ
  • İmalat Sanayinde Neler Oluyor?
  • Türk Çelik Sektörünü Zor Bir Dönem Bekliyor
  • Türkiye, tüketim ekonomisinden, üretim ekonomisine geçmelidir
  • Çelik İhracatındaki Artış Sürüyor
  • Otomotiv sektöründe Türk kalıbı imzası…
  • Türk Sanayisinin Sorunu: İletişimsizlik
  • 2017 Yılı Türk Çelik Sektörü Açısından Verimli Geçti
  • 2017 yılı Türk çelik sektörü iyimser bir tablo çizdi
  • Yeni Ekonomik Önlemlere İhtiyaç Duyuluyor
  • 2017 Yılının İlk 9 Ayı Çelik Sektörü Açısından Verimli Geçti
  • Demir Çelik Sektörü ve Türk Sanayisinin Gözü Aydın!
  • Yeni Ekonomik Önlemlere İhtiyaç Duyuluyor
  • THE TURKISH MACHINE SECTOR IS BECOMING A STAR
  • Ekonomide Yeni Politikalara İhtiyaç Var
  • ABD çelik ithalatına yasak getiriyor
  • Türkiye’nin Makinecileri Dünya Pazarlarında Boy Gösteriyor
  • Demir Çelik Sektörü Toparlanma Sürecinde…
  • 10 Yılın Ardından
  • 2016’ya Veda Ederken…
  • Yassı Çelik Sektörü Türk Sanayisine Değer Katıyor
  • Demir Çelik Store Dergisi Her Yerde
  • Moody's ve Yapılmak İstenenler...
  • Demir çelik sektörüne büyük jest!
  • 15 Temmuz Etkileri...
  • Bankacılara Açık Mektup
  • Beyaz Eşya Sektörü, Ülkemizin Gurur Kaynağı Olmaya Devam Ediyor
  • Çelik Üretimi ve Tüketiminde Yaşanan Artış Umut Vadediyor
  • Ekonomilerde kabuk değişimi ve Rusya örneği
  • Otomotiv ve Makina Sektörleri Yüzümüzü Güldürüyor
  • Elektriğe Gelen Zam Sektörü Vurdu
  • 2015’e Veda Ederken
  • Dünya Bankası’ndan Türkiye Ekonomisi İçin Umut Işığı
  • Bursa Endüstri Zirvesi ile 2015 Yılını Geride Bırakıyoruz
  • YİSAD Üyeleriyle Yunanistan’da bir araya geldik
  • Üretmeden kazanmak… Nereye kadar?
  • TURKISH INDUSTRIALISTS OFFER HIGH-QUALITY SOLUTIONS FOR EUROPEAN PRODUCERS
  • Yılın Son Çeyreğinden Beklentiler
  • Çelik sektörü çareyi “Uzak”larda Arıyor
  • Demir Çelik Sektörü İftar Davetlerinde Biraraya Geldi
  • Otomotiv sektörü üretim ve ihracatta rekora koşuyor
  • Ekmek aslanın ağzında
  • Demir Çelik Sektörüne KKDF Müjdesi
  • Türk çelik sektörü nereye gidiyor?
  • Üretimde devamlılık şart
  • Türk sanayisi geleceğe güvenle bakıyor
  • 2015 beklentileri karşılayacak mı?
  • 2014 Yılını Bursa Endüstri Zirvesi İle Kapattık
  • Dünyanın En Büyük Metal İşleme Fuarı EUROBLECH Başarıyla Gerçekleştirildi
  • Türk çelik sektörünün ihracat başarısı, birilerini rahatsız mı ediyor?
  • Çelik sektörü yılın ikinci yarısından umutlu
  • YİSAD'ın önemini anlamak…
  • ABD'nin Anti-Damping Soruşturmaları Can Sıkıyor
  • Dünyada ve Türkiye’de fuarlar
  • TRT
  • Çelik sektörünü neler bekliyor?
  • Türkiye'de Entegre Paslanmaz Çelik Fabrikası Kurulabilir mi?
  • Çelik İhracatında Yağaşlama ve İthalatta Yükselme Eğilimi Devam Ediyor
  • Sektörel Yayınlar ve Türkiye’de Sektörel yayıncılık Üzerine…
  • Sanayi Üretimindeki Artış Sürüyor
  • Çelik Servis Merkezleri
  • 1.Uluslararası Çelik Yatırımları Ve Pazarı Konferansı Düzenlendi
  • Türk çelik sektörü anti-damping soruşturmalarıyla boğuşuyor
  • 10. Kalkınma Planı ve Ana Hatları
  • AB piyasaları, Merkel ve çelik sektörü…
  • Trabzon’da YİSAD Rüzgarı Esti
  • Otomotiv sektörünün yükselişi dikkat çekiyor
  • Türk Demir Çelik Sektöründeki Yükseliş Sürüyor
  • METAL REHBERİ 2012-2013 PİYASADA
  • Demir Çelik ve Demir Dışı Metaller Strateji Belgesi ve Eylem Planı açıklandı
  • Ham çelik üretiminde En Büyükleri geride bıraktık
  • YİSAD Üyeleri’nden Çanakkale Şehitliğine Ziyaret…
  • Türk Çelik Sektörünün Yıldızı Parlamaya  Devam Ediyor
  • Demir Çelik Sektörü, ANKIROS 2012’ye Hazır…
  • Çelik üretimi ve tüketimindeki artış sürüyor
  • Demir Çelik ve Otomotiv sektörleri Türk ekonomisine yön vermeye devam ediyor
  • Demir Çelik Sektörü, İzmir’de Hareketli Günler Yaşadı
  • 1. Uluslararası Demir Çelik Sempozyumu Karabük’te Düzenlendi
  • Demir çelik ihracatı artıyor
  • Piyasalar canlanmaya başladı
  • Demir Çelik Sektörünün Teşvik Hasreti
  • Çelik ihracatçısı yeni pazarlar arıyor
  • Ekim Ayında Dünyanın En Büyük 8. Çelik Üreticisi Olduk
  • Demir çelik sektöründe neler oluyor?
  • POSCO Assan TST’nin temeli atıldı
  • Teşvikten umut yok
  • Cari açığın panzehiri: Sanayi reformu
  • MMK Atakaş’ta son durum…
  • OSB’ler ve Türkiye gerçeği
  • Yatırımlar sürüyor
  • Kuzey Afrika’da neler oluyor?
  • Beşinci yıla merhaba
  • 2010'un Ardından....
  • Reel sektöre destek, istihdama katkı…
  • Tatilin ve Ramazan’ın ardından…
  • Demir çelik firmalarının ilk 500 başarısı…
  • Türkiye’de ekonomi…
  • Teşekkürler Galder…
  • KRİZ DİBE VURDU
  • Türk çelik endüstrisine haksız devlet yardımı yapılıyor mu?
  • Enerji zammı Türk üreticileri zora sokuyor
  • 2009’un ardından…
  • Çelik sektörü hareketli günler yaşıyor
  • Kdz. Ereğli’de neler oluyor?
  • Demir çelik ürünlerinde fiyatlar neden yükseldi?
  • Teşekkürler Oyak…
  • 2008’in ardından…
  • Dünya ham Çelik Üretiminde 9'ncu sıraya yükseldik
  • Çelik ithalat vergileri yükseldi
  • Teşekkürler Oyak …
  • Erdemir Grubu İskenderun’da yassı çelik üretimine başladı
  • İlk 500'de Demir Çelik Firmaları